Sitem Forum
Benim Sitem'e Hoş Geldiniz.
Bu site bemin sitem Diye sahiplenen Herkese açık Bir sitedir.

Arı Sütü, Polen, Propolis ve Saf Bal

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Arı Sütü, Polen, Propolis ve Saf Bal

Mesaj tarafından ahmetsakir Bir C.tesi Mart 05, 2011 2:42 am

Arı Sütü, Polen, Propolis Saf Bal 7'den 77'ye çocuk-kadın-erkek herkese sayısız faydalar sağlayan super etkin ve tamamen doğal ürünlerdir.
Tüm vitamin ve mineralleri, enfeksiyonlara karşı yüksek ve doğal antibiyotik etkileri, kemoterapi ve ağır tedavilerin yan etkilerine karşı koruyucu özellikleri ve akıl almaz oranda esansiyelleri içeren bu ürünler bir gençlik, sağlık ve uzun yaşam iksiri görevi görür.

Bitkisel tedavi amacıyla kullanılan en yakın takipçilerine göre arı ürünleri 100 katlara varan inanılmaz üstünlükler içerir.

Doğrudan arı bünyesinde sentezlenen arı sütünün yanı sıra Propolis ve Polen binlerce şifalı bitkinin özünü içeren zengin bitkisel içeriğiyle alternatif tıp uygulamalarının vazgeçilmezleri arasındadır.

Arı Sütü ve propolis bağışıklık sistemini en son noktaya kadar güçlendiren super etkenlere sahiptir. T1-T2 savunma hücrelerini sayısal ve niteliksel olarak yükseltir. Yani hem asker hem de askere gerekli materyalin artışı sözkonusu olur.

Zayıf bünyelere arı sütü ve propolis yanında gıda takviyesi olarak polen de önerilebilir. Bağışıklık sistemini hedef alan hiv / aids ile savaşımda önemli bir yardımcıdır.

Güçlü Anti-viral etkili propolis ekstraktları ve yapısal olarak bağışıklığı güçlendirici olan arı sütü ve polen en yoğun başvurulan ürünler arasındadır.
Arı Sütü ve Propolis bağışıklık sistemi ve zayıf bünyeleri güçlendiren süreçleri hızla başlatıp tamamlayan normal üstü etkiler gösterir.

Arı Sütü çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerine hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren önemli ve doğal bir katkıdır.

Arı sütü ve arı ürünlerinin tekil ve beraber kullanımlarıyla ortaya çıkan sayısız yararlardan bazıları şöyledir:
-Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi üzerinde yoğunlaşmış bilimsel araştırmalar da mevcuttur. Bağışıklık sistemini arı ürünlerinin kompozit kullanımı tam olarak destekler.
Arı Sütü, Polen ve Propolisin ideal doz ve kullanım şekilleriyle, kalp-damar, sindirim, sinir ve savunma sistemleri güçlenir ve bünye hastalıklara karşı önemli oranda direnç kazanır. T1-T2 savunma hücrelerinin artışı ve direnci konusunda da etkin oldukları tesbit edilmiştir.

Arı ürünleri Kanserle Savaşımda Alternatif Tıp'ın vazgeçilmezlerindendir. Bağışıklık sistemini aktive eder. Tümör oluşumu ve büyümesini yavaşlatır ve engeller. Metastazı yüzde 47 oranında yavaşlatarak, tedavi süreçlerine iki kat zaman kazandırır. Kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının iç organlar üzerindeki yan etkilerini tolere eder. Hastalar hızlı toparlanır ve hastalığa karşı güç bulur. Bu noktada arı ürünlerinin kompozit kullanımı çok etkindir.
Arı Sütü-Polen-Propolis üçlüsünün her biri teker teker önemli bir antioksidan ve anti- kanserdir. Bu ürünlerin her birinin öne çıkan yönlerinin beraberliğiyle hastalığa karşı bir zırhlı tugay etkisi sağlanabilir.

Gebelik; gebe kalma ya da bırakma yönünden sorunlu aile bireylerine arı sütü ve polen kullanımı önemle tavsiye edilir. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde pek çok kaynakta düzenli arı sütü ve polen kullanımıyla gebelik şansının yükseldiği belirtilmiştir. Kadında doğurganlığı, erkekte ise sperm kalitesini artıran yönleriyle ~3,3 kat artan gebelik imkanı vurgulanmaktadır. Gebelik konulu araştırma sonuçlarına göre sperm sayı ve kalitesi arı sütü kullanımıyla belirgin artış göstererek gebelik ihtimali buna bağlı olarak artmaktadır. Ayrıca, arı sütünün gelişme ve büyümeyi hızlandırıcı, hormonal düzenleyici, cinsel gücü ve döl verimini arttırıcı olarak da kullanıldığına dikkat çeken araştırma tüm bu içeriğiyle arı ürünlerinin gebelik amaçlı kullanımına işaret etmektedir

-Sara (Epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır. Düzenli kullanıcıların tanıklıklarında, düzenli arı sütü ve polen kullanımında nöbetlerin hafifleştiği va nöbet aralarının açıldığı hatta aylarca nöbet görmeme durumlarına ulaşıldığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir

-Diabetlerin, düzenli almaları halinde, insülin kullanımını yarı yarıya oranlara kadar azaltabildikleri gözlenmiştir. Tip II Diabetler ise kan şekerini düşüren özelliğinden yararlanarak ilaç kullanımını azaltabilmektedirler. Böylece, tamamen doğal arı sütünün insulin etkisinden yararlanılarak, karaciğer daha az yıpratılmış olmakta ve arı sütünün sayısız diğer yararlarından faydalanılmaktadır.

-Zihin açıklığı için kullanılan ve beyin gücüne güç katan özelliği ile arı sütü öğrenciler ve zihin yönüyle öne çıkan meslek sahipleri için super benzin görevi gören bir üründür. Zihin gücü için arı sütüyle birlikte mükemmel gıda olarak adlandırılan polen de önerilir.

-Unutkanlık, Parkinson, Alzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına deva olan acetylcholine maddesi ve phospho - lipids'ler bakımından arı sütü zengin içeriklidir. Buna ek olarak, arı sütü ve polen içeriklerinde yine zengin oranlarda bulunan doğal hormonlar, mineraller, B-Kompleks vitaminleri, folik asit ve bazı yağ asitleri de özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere, beden genelinde olumlu ve şifalı etkiler gösterirler.

-Migren Ağrılarını azaltıp dindiren özellikleriyle arı sütü ve propolis şifalı, etkin ve doğal çözümlerdir.

-Bu iki ürünün Güçlü Antidepresan özellikleri de keşfedilmiştir. Anksiyete ve Yoğun Stres şikayetleri olanlara tamamen doğal ve yan-etkisiz çözümler içerir.

-Şehir yaşamının yan etkilerinden olan kronik yorgunluk, halsizlik, isteksizlik gibi sorunlara arı sütü ve polen yaygın olarak denenmiş çözümlerdir.

-Kemik Erimesine şifadır. Japonya Nagasaki Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi araştırılmıştır. Sadece arı sütü verilen deneklerde kemik yoğunluğunda %85 oranında artış saptanmıştır. Araştırmada arı sütünün bağırsaktan kalsiyum emilimini artırdığı ortaya konmuştur. Yine Japonya’da yapılmış başka bir araştırma ise hücre kültürü ortamında arı sütünün kemik yapımında görevli osteoblast hücreleri üzerinde etkili olarak kemik yapımı için gerekli tip 1 kollajen ve benzeri maddelerin sentezini uyardığını göstermiştir. Kemik erimisine karşı arı sütüyle birlikte kalsiyum değeri yüksek besinler ya da doğrudan kalsiyum ve magnezyum içeren destekler alınması önerilir.

-Yaşlılıkta, arı sütü Hücre yenilenmesini tetikler. Yaşlandıkça ortaya çıkan hücre bölünmelerindeki arızaları giderir. Böylece Yaşlanma etkilerinin önüne geçerek, uzun ve sağlıklı bir gençliğin sürdürülmesine yol açar. Polen ise ileri yaşlarda çabuk hazmolan ve kolay emilim özelliği ve içerdiği inanılmaz oranda esansiyeller ile mükemmel gıdalanma imkanı sunar. Arı sütü ve polen kullanımı ikinci bir bahar etkisi getirir.

-Kolesterolü düşürür: Üniversitelerde bilim adamlarınca yapılan araştırmalarda saf arı sütü kullanımının kolesterol'de yüzde 14 civarında ve trigliseridlerde ise yüzde 38'e kadar düşüşlere yol açtığı tesbit edilmiştir.Ayrıca, Kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alanlarda önemli üstünlük gözlenmiştir. Yani mevcut kolesterol'ün kalp-damar ve karaciğer üzerindeki zararlarını tolere ettiği de saptanmıştır. Arı sütü yanında propolis de kan değerlerinin iyileşmesinde etkindir

-Hiper Tansiyon, Oynak Tansiyon sorunlarına kalıcı devadır. Kullanıma başlandıktan çok kısa bir sürede kullanıcının kalp damar sisteminde dengeleyici yönüyle etkin olur. Damar tıkanıklığına da iyi gelir. Zira, damarların iç çeperini açar, kanı inceltir, böylece kan akışını en ücra kılcal damarlara kadar ulaşmasında rol oynar.

-Fiziksel ya da zihinsel yoğun mesai yapanlara arı sütü ve polen iş-antreman öncesi kullanımlarda metabolik motivasyon ve yüksek performans sağlar, bedensel-zihinsel aktivite sonrası kullanımlarda ise dinlendirici ve dinginlik vericidir. Uzun yaşam ve gençlik iksiri olarak bilinirler.

-Arı sütü, Kadınlarda Regl ve Menopoz dönemlerinde ve erkeklerde ise Andropoz döneminde bünyeyi destekler. Bir dizi araştırma sonuçlarının derlendiği bir bilimsel makalede de arı sütünün kadınlarda menopoz sonrası şikayetleri azaltıcı etkisi olduğu belirtilmiş ve yumurtalıkları ameliyatla çıkarılmış deney hayvanlarında yapılmış bir araştırmada arı sütünün bu etkisinin östrojen benzeri maddeler salgılatmak yoluyla gerçekleştirdiği anlatılmaktadır. Erkeklerde ise testerasyon hormonunun salgılanması şeklinde paralel etki kendini gösterir.

-Kronik Ağrıları hafifleten ve gideren özellikleri bilimsel araştırmalarla tesbit edilmiştir. Arı sütünün hafifletici etkisine propolis de antiseptik etkileriyle takviye eder. Ağrı anlarında ılık suda alınacak propolisin terapik etkileri görünür.

-İktidarsızlık ve İsteksizliğe: Damarları açan, kanı incelten, hormon dengesine katkı veren ve kas yapısı ile bünyeyi güçlendiren özellikleri ile iktidarsızlık sorununa arı sütü önemli bir çözümdür. Polen ise kas sistemi üzerinde performans artırıcı etki gösterir. Anı sütü vücudumuzun hormon dengesine katkıda bulunmasıyla cinsel isteksizlik ve soğukluğu yaşayan çiftlerde çözüme yardımcı olur.

-Tiroid bezinin önemli bir otoimmun hastalığı olan Graves Hastalığı’nda otoimmun antikorları baskılayarak düzenleyici görev yapabileceği belirtilen arı sütünün, tiroid beziyle ilgili pek çok sorunda çözüme yardımcı olabileceği bildirilmiştir

-Eklem-Mafsal İltihabı (Arterit), Romatizma ağrıları, çeşitli iltihabi hastalıklar, karaciğer yağlanması ve eklem hastalıklarında yararlıdır.. Arı sütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda başarı ile kullanılabileceğini destekleyen bir çalışma da Bulgaristan’da yapılmıştır. 125 iltihabi hastalık üzerinde yapılan araştırmada arı sütünün organizmada immino-biyolojik aktiviteyi arttırarak hastalığın önlenebileceği sonucuna varılmıştır. Propolis de iltihabi tüm hastalık ve enfeksiyonlarda önemli bir deva kaynağıdır.

Bronşiyal Astım, allerji, nefes darlığı ve sigaraya bağlı soluk alma zorluğu yaşayanlara arı sütü deva olur. Astım sorunu yaşayan kullanıcılardan kısa sürede ürünün olumlu etkisiyle yanıt alınmaktadır.

-Kırışıklara, deri hastalıkları ve sorunlarına, sivilceye deva olan arı sütü ve propolis ten tazeliği/güzelliği veren ve deri nemini ve parlaklığını koruyan etkiler gösterir.. Bu sonuçlar için ten üzerine doğrudan propolis-bal uygulaması, deri üzerine küçük miktarlarda arı sütü uygulaması ve bu iki ürünün ağız yoluyla alımı önerilir.

Arı Sütünün Faydalarını

"....Arı sütü sağlık ve yüksek performans katar; Artık yararlanma sırası sizde!.... "Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında... Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır. Zihinsel gelişime önemli katkı sağlar. Hastalıkla savaşanlar için önemli bir destektir. Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir.

Arı sütünün sayısız faydalarını en belirgin şekilde görmek için ideal nihai dozaj oranları(Bir tatlı kaşığı kadar=10-12 gram=10000 mg-12000 mg) uygulanmalıdır.

Piyasadaki karışımlarda bulunan miligram düzeylerindeki arı sütü miktarları ise ideal yararlar ve bu yararların en belirgin şekilde ortaya çıkmasında çoğu kez yetersiz kalır.

Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:

■Genel Performansı artırır.
■A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır.
■İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir.
■22 farklı esansiyel aminoasit içerir. Özellikle büyüme çağında olanlar, sporcular, performanslı yaşam sürmek isteyenler için önemli bir katkıdır.
■Hastalıklara karşı direnci artırıcıdır. Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliğe sahiptir.
■Kalp-Damar Sistemini güçlendirir. Cerrahi müdahale geçirmiş olanlar ile kalp hastalıklarından dolayı tedavi görenlere küçük dozlar kullanmaları şartıyla tavsiye edilir.
■Damarları açar, damar tıkanıklığını önler.
■Hipertansiyona az miktarda dozlarla uzun süreli kullanımlarda faydalıdır. Hipertansiyonu olanlar yüksek doz kullanımından ise kaçınmalıdır.
■Hafızayı güçlendirir. Unutkanlığı giderir.
■Alzheimer ile mücadelede etkin bir destektir.
■Bağışıklık sistemini güçlendirir.
■Diyabetlere: Arı sütünün, B3, niasin ve biyotin içermesi, kandaki şeker seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.
■Doğal ve güçlü antidepresandır.
■Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.
■Deri problemlerini gidericidir. Teni güçlendirir ve görünümünü taze tutar.
■Dengeleyicidir; hareketli ve performanslı yaşama ve egzersize metabolik motivasyon sağlar.
■Anne karnından büyüme çağına zihinsel gelişime önemli katkı sağlar.
■Zindelik vericidir.
■Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.
■Hastalara rahatlatıcı etki verir.
■Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır ve hızlandırır. Kabızlığı önler. Reflü ve ülser rahatsızlıklarında rahatlatıcı etkisi vardır.
■Alerjilere: içerdiği aminoasitlerden glutamik asit alerjik insanları rahatlatıyor.
■Fizik kondisyonu artırır ve korur.
■Uzun süreli idmanlar için önemli bir destektir.
■Antibakteriyaldir.
■Sperm sayı ve kalitesinin artışının sağlar, böylece çocuk sahibi olmayı kolaylaştırır.
■Uyku düzensizliğini giderir.
■Adale ve kas arızalarının giderilmesine katkı sağlar.
■Kollestrol seviyesini kontrol altında tutar.
■Kemoterapi ve Radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncini artırır.
■Tanımlanamayan, taklidi yapılamayan ancak olumlu olağanüstü etkileri gözlenen bazı içeriklere sahiptir.
■Sırt Ağrısı: Siyatik, lumbago ve disk rahatsızlıklarına faydalı. Çünkü kasları gevşetiyor, yorgunluğu azaltıyor ve kişinin kendini daha zinde hissetmesini sağlıyor.
■Sporcuların ayak ağrılarına çözüm: Özellikle uzun süren antrenmanlardan sonra ayaklarda özellikle tenlerde yaşanan, tahriş veya deri hastalıklarına iyi gelir. İçinde bulunan echinacea ve hydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş.
■Akne ve Sivilceler: İçinde bulunan sülfür, fosfor, biyotin, B vitamini, yine içeriğindeki diğer enzimlerle birlikte, hormonlarda düzelmeyi sağlıyor ve sivilcelerden kurtulmak kolaylaşıyor. Tamamen doğadan yararlanarak iyileşmek isteyenler için ideal.
■Saç dökülmesi: kullanılan şampuana yüzde 3-5 oranında katılıp düzenli ve günlük kullanımında saç dökülmesini yüzde 80 oranında azalttığı gözlenmiştir.
■Ten güzelliği: Ağız yoluyla tüketildiğinde de ten sağlığına faydalı olan Arı sütü bulunduğu ortamı kurumaktan koruyup nemli tuttuğundan vücut şampuanına katılacak yüzde 1-2 oranında arı sütüyle nemli ve parlak bir cilde sahip olunur.

•Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve çalışma isteksizliklerini gidererek organizmaya aktivite kazandırır. Enerji açığını kapatır.
•Beyin performansı gerektiren durumlarda özellikle öğrencilerin sınav dönemlerinde daha başarılı olmalarında, yorgunluk ve endişe duymamalarında yardımcı olur.
•Üstün hücre yenileyici özelliği nedeniyle yaşlanmayı geciktirir ve çocuk sahibi olmak isteyenlere yardımcı olur.
•Seks performansını en yüksek düzeye çıkartarak dengeli bir seks yaşantısının sürdürülmesi ile cinsel isteksizliklerin giderilmesine yardımcı olur.
•Sporcuların harcadıkları aşırı enerjiyi dengeler, yarışma önceleri yapılan kürlerle vücuda mukavemet ve aktivite kazandırarak sporcunun öz enerjisini en rantabl bir şekilde kullanması için beyin-beden uyumunu sağlar.
•Yaşlılıkla oluşan damar sertliğinin tedavisi, bitkinlik ve yaşama isteksizlikleri ile kandaki kolesterol-lipid seviyesinin ayarlanmasında yardımcı olur.
•Anemi (kansızlık) ve ağır kan kayıplarında organizmanın yeterli kan üretimini sağlar.
•Hastalıkların ve ameliyatların iyileşme dönemlerinin çabuklaştırılması ile zaafiyetlerde, nekahat dönemlerinde vücudun gıda rejimini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.
•Mide-bağırsak sistemine ait hastalıklarda ( Kolit-Ülser-Gastrit )
Böbrek ve idrar yolu hastalıklarında..
•Karaciğerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği durumlarda ve alerjik rahatsızlıklarda..
•Solunum sistemi hastalıklarında ( Tüberküloz, Astım, Bronşitte )

•Bayanların regl dönemlerindeki düzensizlik ve ağrıların giderilmesinde,
•Özellikle menapoz ve andrepoz dönemlerinde kadın ve erkeklerdeki yaşlanmaya bağlı şikayetlerin giderilmesinde..
•Vücut organlarının deforme olmadan orjinal şekillerinin korunmasında özellikle bayanların göğüslerinde süt verme fonksiyonunun arttırılmasında ve özel cilt bakımlarında..
•Hamilelerde gebeliğin sağlıklı geçmesinde, fetusun ve annenin sağlıklı beslenerek zararlı etkilerden korunmasında..
•Bebeklerin çabuk ve sağlıklı gelişerek ruh ve beden bütünlüğünün sağlanmasında..

•Çocuklarda görülen gelişim güçlükleri, kemik ve kas kuvvetsizliklerinde..
•Erken bunama, hafıza kaybı, zeka geriliği, alkolizm gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olarak..
•Zayıflama rejimlerinde dengeli bir beslenme temin ederek vücut direncini arttırmada,
•Çocuklarda görülen gece işemelerinin tedavisinde..
•Şeker hastalığının tedavisine yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Arı Poleninin Bazı Yararları: Mükemmel Gıda olarak nitelenir. Yüksek performans sağlar, sporcular ve sportif yaşayanlar için anabolik (kas adale yapan) etkileriyle öne çıkar. İçindeki flavonoidler en büyük antioksidanlar arasında sayılan E vitamininden 200 kat daha fazla antioksidandır. En mükemmel B-vitamini kaynağı olarak nitelenir. Bir çay kaşığı polen günlük B vitamini ihtiyacını karşılar. Yine aynı miktarda bulunan esansiyeller devasa boyutlardadır. Bir çay kaşığı polendeki temel esansiyelleri alabilmek için 12 litre süt içilmesi gerekmektedir. (Esansiyel: bedende üretilmeyen ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz aminoasitlerdir. Her türlü doku inşasında, yenilenmesinde, tamirinde bu aminoasitlere gereksinim duyarız. Beslenmemizdeki temel amaç bu esansiyelleri almaktır.) Günlük 10-15 gr polen tüketen bir kullanıcı tamamen doğal ve organik, sindirimi 40 dakika gibi hızlı ve kolay, ayrıca zengin bir vitamin ve mineral kaynağı tüketmiş olur
Polen dendiğinde ilk akla gelen yüksek performanstır. Yaşamın her alanında kendini gösteren bu performans, arı poleninin bir vitamin, mineral, protein, aminoasit... yani yaşam için gerekli pek çok unsuru en yüksek oran ve kalitede içermesinden kaynaklanır. Bitkisel yaşamın özünün özü diye adlandırılan polenin bir diğer adı ise "mükemmel gıda"dır.

İnanılmaz oranlarda esanisyel ve B vitamini zindeliğe ve karaciğer sağlığına katkı sağlar. Büyüme çağında olanlara tam ihtiyaçlarını duydukları protein ve tüm esansiyelleri (bedende üretilemeyen tüm aminositler) sağlar. En yakın takipçisinden 200 kat daha fazla antioksidandır(Kansere karşı koruyucu). Polenin bir çay kaşığında 2 kilo kemiksiz ve yağsız et ya da 12 litre sütteki kadar esansiyel bulunur.

Total sindirimi sadece 2 saat süren polen, araştırmalara göre beden tarafından en kolay hazmedilen ve içerdiği esansiyel ve gıdalarla en hızlı şekilde vücudumuzda dolaşıma giren besinlerden biridir. Öğün sonraları beden kanının önemli bir kısmının sindirimde rol oynamasıyla gelen performans kaybı, öğün yerine polen alımında yaşanmaz. Bilakis polen ile gelen ekstra performans da eklenir. Yoğun iş hayatı ve toplantıları olan işadamları ya da zindeliğe ihtiyaç duyan bilim insanları ve öğrenciler polenin bu özelliğinden yararlanmak için bazı öğünlerinde sadece polen alabilirler. Bu şekilde ihtiyaç duyulan tüm esansiyel ve besinler alınmış olurken uzun süre tokluk hissi de duyulur. Öğün amacıyla polen alımı 25-30 grama kadar çıkarılabilir. Polenin

Uyarı: İlk kez Polen alımı yapanları yarım çay kaşığı gibi küçük miktarlarla başlamaları ideal dozlara zaman içesinde yavaş yavaş çıkmaları önerilir!

Arı Poleninin bazı faydalarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:

■Yüksek Performans getirir.
■Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.
■Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.
■İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.
■Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.
■Protein kalitesi yüksektir.
■B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.
■Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.
■Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.
■Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik-doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.
ÖNEMLİ UYARI: BAHAR NEZLESİ DE DENİLEN POLEN ALERJİNİZ VARSA, KULLANMAYINIZ!

Propolis'in Bazı Faydaları: Çok güçlü antibiyotik etki içerir. Farklı enfeksiyonlarda 10 kattan 100 kata kadar antibiyotiklere göre daha etkin olduğu deneylerle tesbit edilmiştir. Aynı zamanda polen gibi içerdiği flavonoid nedeniyle güçlü antioksidandır. Ağır enfeksiyonlar ve kanserle mücadelede etkin olarak kullanılır. Solunum yolları enfeksiyonlarına da dermandır. Mantar ve zararlı bakterileri durdurur. İyileşmeyen yaralar, deri üzerinde iltihaplı enfeksiyonlar için de kullanılır. Sedef hastalığına doğrudan uygulama ve oral tüketim beraberliği ile deva olur. Apse ve ağız içi iltihap ve yaralara iyi gelir. Genel ağız-burun-gırtlak sağılığı için propolis ekstraktı damlatılan suyla gargara yapılır. Çok güçlü Antiviral ve Antibakteriyeldir.
"..Propolis'in antibiyotik etkiyi yüz misline vardıran inanılmaz bir özelliği bulunur"Propolis, bağışıklık sistemini güçlendirir. Mantar-mayasıl sorunlarına, zararlı bakterilere, viral enfeksiyonlara karşı kullanılır. kanseri önlemede ve kanserle mücadelede etkili bir maddedir. Alışılmış antibiyotik etkilerin 100 misline yakın etkisi keşfedilmiştir. Bugüne kadar rastlanan en güçlü doğal antibiyotiktir. (Ghisalberti, 1979 E.L. Ghisalberti, Propolis: a review, Bee World 60 (1979), pp. 59–84.)

Anti-bakteriyel, anti-fungal(mantar), anti-viral, ateş düşürücü, antiseptik ve kolesterol düşürücüdür. Gözün yüksek basıncını azaltır.Soğuk algınlığına iyi gelir. Ağız içi sağlığı ve sindirim sorunlarının giderilmesi için kullanılır. İçeriğindeki flavonoid oranı yüksektir. Flavonoidler bilindiği gibi en güçlü antikoksidanlardandır. Propolisin araştırmalar sonucu belirlenmiş bazı faydaları şöyledir:



◦Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
◦100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
◦Çok güçlü antioksidandır.
◦Kronik bronşit ve bronşiyal astıma karşı etkin çözümdür.
◦Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.
◦Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılır.
◦Diş beyazlatılmasına yardımcı olur.
◦Sedef hastalığına iyi gelir.
◦Deri enfeksiyonlarını giderir.
◦Mantar ve zor öldürülen bakteri çeşitlerini engeller.
◦Soğuk algınlığına iyi gelmektedir.
◦Solunum enfeksiyonlarında; faranjit, kronik bronşit, nezle, burun iltihabı hastalıklarında etkin çözümdür.
◦Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı faydalıdır.
◦Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.(Bağırsak Paraziti, ülser, mide iltihabı..vs)
◦Kulak enfeksiyonlarına devadır.(İç kulak- dış kulak iltihapları, akut kulak rahatsızlıkları)
◦Bağışıklık sistemi bozukluklarını düzeltir.
◦İltihaplanmaların her türüne faydalarıdır.(Vajina-uterus, aseptik necrosis, iltihaplanmış yaralar.. vs.)
◦Tüberküloza denenmiş devadır.
◦Ülserlilere super etkin devadır.
◦Akut ve kronik kolite çözümdür.
◦Her gün bir kaç kez Propolis ekstarktı ile gargara yapıldığında, plak oluşumunu önler.

Bileşik etkiler:

Propolisin tedavi edici özellikleri üzerine yapılan çalışmaların çoğu içerdiği fenolik bileşenler üzerine yoğunlaşmıştır (Flavanoidler ve kafeik asit esterleri gibi fenolik bileşikler). Araştırmalar, propolisin içerdiği aktif bileşeni izole edip etkisini test etme üzerinedir. Research has tended to isolate and test single substances in propolis. Fakat, propolisde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, herbir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha fazladır. Çalışmalar, propoliste bulunan flavanoidlerin etkili anti-bakteriyal aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir, fakat izole edilip ayrılan flavanoidler, propolis ekstraktına göre daha düşük aktivite göstermiştir. Propolisin, bazı antibiyotiklerle bileşik etki gösterdiği gözlenmiştir. Bazı durumlarda, bakteri ve maya üzerindeki etkileri 100 kat artmıştır. Antibiyotik dirençli Staphylococcus ırklarında, propolis ile birlikte alınan antibiyotiklerin, bu direnci kırdıkları gözlenmiştir

Anti-Kanser Etkiler:

Propolisin etanol ekstraktının karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önlediği bulunmuştur. Bu hücre öldürücü etkiyi sağlayan maddeler, propolisten izole edilen quercetin, kafeik asit ve clerodane diterpenoiddir. Clerodane diterpenoid, tümör hücrelerine karşı seçici bir öldürücü etki gösterir.Propolisin, ayrıca, yumurtalık kanseri hücrelerini ve hücre bölünmesini durdurucu etkileri olduğu bulunmuştur. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve böbrek kanseri hücreleri gibi insan tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu belirlenmiştir.Propolisden izole edilen Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri, insan gırtlak kanseri hücreleri kolon kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etki göstermiştir. Kafeik asit esterlerinin tümör oluşumunu kimyasal olarak engellediği görülmüştür. Bu etki, kanserli hücrelerin gelişimini sağlayan genler üzerindeki seçici toksik etki ile gerçekleşmektedir.

Antioksidan Etkiler : Propolis içerisinde yoğun olarak bulunan flavanoidler, çok güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler, böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını engellerler.

Kalp-Damar Etkileri : Yoğunlaştırılmış propolis ekstraktının, kan basıncını düşürdüğü, sakinleştirici etki yarattığı ve serum glikoz oluşumunu sağladığı bulunmuştur. Propolisde bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları kuvvetlendirdiği ve antihiperlipidemik aktivite oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin, karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı koruduğu tespit edilmiştir.

Propolisin antikor oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bir ABD-Polonya ortak çalışması sonucunda , antikor üreten dalak hücrelerinde, kontrol hücrelerine göre 3 kat daha fazla antikor üretildiği bulunmuştur. 24 saat sonra enjekte edilen 2. doz sonrasında etki daha da artmış, fakat daha ileriki dozlarda etki azalmıştır.

Anestezik Etkileri : Propolis ve bazı bileşenleri anestezik etki göstermektedir. Yapılan deneyler sonucunda, propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52 kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Anestezik etkinin, propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Cilt Hastalıklarına Etkileri:Propolisin, mantar ve athlete’s foot gibi cilt hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir. Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit türevleridir.Bu anestezik etki, propolisin neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız yaralarının tedavisi için kullanıldığını açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da patentlenmiştir.

Bağışıklık Sistemine Etkileri : Yapılan deneylerde propolisin immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın zamanda Japon araştırmacılar, propolis ekstraktının, insanda, bağışıklık fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir. Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde yardımcı olur.

Propolis'in İçeriği:

Propolis, reçineli ve mum kıvamında olan, arılar tarafından ağaçların tomurcuk ve kabuklarından toplanan bir maddedir. Rengi ve fiziksel özellikleri kaynağına göre değişmekte ve kovanda arılar tarafından çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Arı kovanı ve aynı zamanda insan ve hayvan sağlığı için de son derece önem taşımaktadır.



Propolis'in Kaynakları:

•Bitki salgıları
•Pinus spp.(Çam)' nin reçineleri
•Betula spp.(Huş)
•Populus spp.(Kavak)
•Aesculus hippocastanum (At kestanesi)
•Salix spp.(Söğüt)
•Alnus spp.(Kızılağaç)
•Abies spp.(Göknar)
•Prunus spp.(Erik)
•Ulmus spp.(Karaağaç)
•Quercus spp.(Meşe)
•Fraxinus excelsior (Dişbudak) vs.


Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.



Propolisin Tarihçesi


Propolis insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Günümüzde ise artan bir popularlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır. Arılar ve insanoğlu propolisi yararlı ve faydalı bulmaktadır. İnsanlık için bu reçinemsi yapının keşf edilen yararları henüz çok az kalmaktadır.Propolis geçmiş dönemlerden beri çeşitli amaçlarda özellikle tıpta kullanılmaktadır. Eski yunan yazıtları bu maddeyi iltihaplanan yaralar ve çürükler için kür olarak tanımlarken Roma’da yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın yapımında pratisyenler tarafından kullanılmaktadır. İbranice eski vasiyetnamelerde tzori olarak geçmektedir ve terapetik özellikleri ile anılmaktadır. Avrupa’daki 12 yy kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.

Özellikleri

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.
Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır.

ALINTI:::::::::::::::::::

ahmetsakir

Yengeç
Mesaj Sayısı : 299
Yaş : 54
Noktalar : 3742
Adınız veya Lakabınız : 0 Kayıt tarihi : 17/08/08

Oyun Özellik
Benim Sitem Formunda Üyelerin karakterkeri:
Örnekler:
Bar:
0/0  (0/0)

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz